Anıtkabir Gezisi: Kurtuluş Savaşı’nın Anıtkabir’deki İzleri

Kaan Necati Cengiz – Anıtkabir Gezisi

Anıtkabir denilince, her zaman insanların akıllarına Kurtuluş Savaşı’nın kahramanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk gelmiştir. Milyonlarca insan, atamıza olan sevgisini göstermek için fırsat buldukça atamızın mozolesine gider. Anıtkabir’in her tarafında atamıza dair izler bulunur bence Anıtkabir gezildikçe atamız daha iyi anlaşılır. Bence Anıtkabir’i ziyaret eden kişiler mozoleyi ziyaret ettikten sonra, tören alanından Anıt Bloğu’na doğru bakıldığında, sağda yer alan Misak-ı Milli kulesinin kapısından girerek Anıtkabir Müzesini ziyaret edip atamızın hususi eşyalarını, Kurtuluş Savaşı’na dair resimleri, heykelleri, canlandırmaları görerek atamızı daha iyi anlayabilir.

                                    Misak-ı Milli Kulesi

Resim

Misak-ı Milli Kulesi, Kurtuluş Savaşı Müzesinin girişinde bulunmaktadır ve ortasında Anıtkabir’de icra edilen törenlere katılan heyetlerin özel defteri imzalamaları için imza kürsüsü yer almaktadır. Müzenin girişi olan bu kulede bulunan aktüalite panolarında Anıtkabir’de yapılan önemli törenlere ait fotoğraflar da sergilenmektedir.

                               Atatürk’ün Madalyaları

Resim

Mustafa Kemal Atatürk savaşlarda kazandığı üstün başarılardan dolayı, Osmanlı Devleti ve Türkiye Cumhuriyeti döneminde bir çok madalya ve madalyonla ödüllendirilmiştir. Anıtkabir’de sergilenen madalyalar ise sol tarafta TBMM’nin 21.11.1923 çarşamba günü Mustafa Kemal Paşa ve 23 arkadaşına verdiği İstiklal Madalyası’nın ön ve arka yüzüdür. Sağ tarafta ise Altın İmtiyaz Madalyası’dır. Madalya, Mustafa Kemal Paşa’ya Çanakkale Savaşları’ndaki başarıları nedeniyle 23.09.1917 tarihinde verilmiştir.

             Tekalif-i Milliye (Milli Yükümlülüklerin Uygulanışı)

Resim

Bu tabloda, Sakarya Meydan Muharebesi öncesi Başkomutan Mustafa Kemal Paşa tarafından halkın topyekün savaşa katılmasını sağlamak amacıyla yayımlanan Tekalif-i Milliye emirleri doğrultusunda bir Orta Anadolu kasabasında Türk milletinin ordusu için yaptığı fedakarlıklar (elbise, çarık, çorap, vb. giyecek, yiyecek, silah ve teçhizat yardımları) anlatılmaktadır.

                                               Seyit Onbaşı

Resim

 Birinci Dünya Savaşı sırasında, İngiltere ve Fransa Osmanlı Devletini savaş dışı bırakmak ve aynı zamanda müttefikleri Rusya’ya Boğazlar yoluyla yardım sağlayabilmek için İstanbul’u ele geçirmek istiyorlardı. Bu amaçla Çanakkale cephesini açtılar. Panoramanın bu bölümünde Rumeli Mecidiye tabyası canlandırılmıştır. Bütün askerler patlayan bomba sonucu ölmüş, sağ kalan Seyit Onbaşı tek başına 275 kg’lık top mermisini kaldırıp topa yerleştirerek, dört kez ateş etmiş ve İngilizlerin “Ocean” gemisini batırmıştır.

               Türk Kadınının Kurtuluş Savaşına Katkıları

Resim

Erkekler, cephede düşmanla çarpışırken Türk kadını da sırtında veya kucağında çocuğu olduğu halde yaşlı anne ve babasıyla birlikte orduya destek olmak için mermi yapıp kağnılarla cepheye taşımıştır. Bu tabloda, Türk kadınının Milli Mücadele ve vatanın kurtarılmasında yaptığı fedakarlıklar anlatılmaktadır. Bu yüzden, Kurtuluş Savaşının cephelerinde görev alan fedakar kadınlarımızı ismende olsa saygıyla anmak istiyorum…… Halide Edip Adıvar, Nezahat Onbaşı, Şerife Bacı, Erzurumlu Kara Fatma, Halime Çavuş, Tayyar Rahmiye, Çete Emir Ayşe, Gördesli Makbule ve Hafız Selman İzbeli

                                     Çanakkale Deniz Savaşı

Resim

Müttefikler küçüklü-büyüklü 400 gemiyi aşan dünyanın en büyük donanmasını oluşturdular. 18 Mart 1915 günü zırhlı gemiler ve kruvazörlerle Çanakkale Boğazına girdiler. 7 saat süren savaş boyunca Türk topçusu 3 büyük savaş gemisi, 3 torpidobot batırmış ve 4 büyük savaş gemisine de ağır hasar vermiştir. Yenilemez denilen İngiliz Donanması ilk yenilgisini Çanakkale’de almıştır.

                                               Türk Kızılayı

Resim

Resimde Türk Kızılay’ının savaştaki rolü açık bir şekilde görülmektedir. Birinci Dünya Savaşı’nın etkileri ülke sınırlarında hissedilmeye başlamadan önce Hilal-i Ahmer Sıhhiye-i Askeriye, bulaşıcı hastalıklarla mücadele için faaliyet göstermekteydi. Osmanlı Devleti savaşa girdikten sonra cemiyet Trablusgarp ve Balkan Savaşları’nda kazandığı deneyimleri daha ileri taşıma fırsatı elde etti. Bugünün Türk Kızılayı, o dönemin Hilal-i Ahmer Cemiyeti, Birinci Dünya Savaşı’nın tüm cephelerinde ve safhalarında büyük bir fedakarlık örneği gösterdi. Hilal-i Ahmer Cemiyeti hastaneleri, hastane vapurları, hemşireleri, çayhaneleri ve esirlere yardım ile savaşın etkilerini azaltmak için büyük gayret gösterdi.

                                         Büyük Taarruz Kararı

Resim

Büyük Taarruz kararının alındığı Akşehir karargahında Başkomutan Mustafa Kemal, Genelkurmay Başkanı Fevzi Çakmak ve Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşa çalışma anında. (Temmuz 1922)

                                              Büyük Taarruz

Resim

Yunan ordusu, Sakarya’da uğradığı mağlubiyetin ardından Eskişehir, Kütahya ve Afyon’un doğusuna çekildi. Burada savunma tedbirleri almaya ve askeri güçlerini arttırmaya çalıştı. Bu yüzden, Büyük Taarruz, Kurtuluş Savaşı sırasında Türk ordusunun Yunan kuvvetlerine karşı başlattığı genel saldırı olmuştur. 21 Ağustos 1922’de saldırı emri verilmiş, 26 Ağustos’ta saldırı başlamış ve 30 Ağustos’ta yapılan Dumlupınar Savaşı ile bozguna uğratılan Yunan birlikleri İzmir’e doğru çekilmeye başlamıştır.

                                      Türk Ordusu İzmir’de

Resim

Tabloda, 9 Eylül 1922’de İzmir’in kurtuluşundan sonra, Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Paşa ve yakın silah arkadaşlarıyla birlikte Türk ordusunun halkın coşkun gösterileri arasında İzmir’e girişi anlatılmaktadır. Geri planda ise İzmir Hükümet Konağı’ndan Yunan bayrağının indirilerek Türk bayrağının göndere çekilişi ve İzmir şehrinin alevler içinde yanışı resmedilmiştir.
*Bilgiler, Anıtkabir’de bulunan bilgilendirme notlarından alınmıştır.