Ankara’da Cep Yakmayacak 4 Aktivite

Her Bütçeye Ankara – Yavuz Topçuoğlu, Can Erdoğan, Doğa Akçay

Merhaba arkadaşlar,
Biz Her Bütçeye Ankara ekibi olarak bugün güzel Ankaramızda yapılacak hem hesaplı hem de eğlenceli 4 aktiviteyi size yaşatmaya çalışacağız. Ankara severler olarak son zamanlarda Ankara’mızın gerek memur kökenli bir şehir olduğu için gidilecek yerlerin olmadığı düşüncesi gerekse yemek yenecek yerlerinden çeşitliliğinin az olduğu düşüncesini yıkmak için bu işe koyulduk. Hem uygun ve güzel yemekleriyle hem de tarihiyle Ankara’nın sıkıcı ve gri bir şehir olmadığını sizlere 4 aktivitede yansıtmaya çalışacağız. İlk 2 aktivitemizde midemize diğer 2 aktivitemizde ise tarihimize değineceğiz. Sizin için derlediğimiz aktivitelerimizi okurken görsellerimizle Ankara’yı hissetmeyi videolarımızla da Ankara’da yaşamayı unutmayın.

1-Rakipsiz, pratik ve ucuz bir kahvaltı: Ankara simidi

İlk durağımız Tunalı oldu çünkü kahvaltımızda simit yemeyi tercih ettik. Ankara’nın eşsiz simit tadını bir kez aldıktan sonra herhangi başka bir yerdeki simitleri yiyesiniz gelmeyecek, onları görmeyeceksiniz bile. Eğer İzmirli olup gevrek diyorsanız bile diliniz artık simit demeye dönecektir.  Ankaralı simitçiler de insanlara eşsiz lezzeti tatma fırsatını sağlıyor. Ankara’daki simitlerin kokusu bile diğer simitlerden çok farklıdır çünkü bu simitlerin yapılışı diğerlerine göre farklı. Her ne kadar simit kafelerde ya da fırınlarda tüketilse de en güzel simidin tadını seyyar simitçilerde bulabilirsiniz ve biz de bunun için Tunalı’daki Can ağabeyimize gittik!

 

Adres:
Kavaklıdere, Atatürk Bulv. No:241/A,
06690 Çankaya/Ankara

2-Daha önce denemediğinize pişman olacaksınız: Diyet Düşmanı “KEBO”

Resim

Sadece Ankaralılar olsa yine iyi, Hataylılar ve birçok ünlü de Kebo’yu seviyor. Her zamanki gibi bir gün Bahçelievler’de yürüyüş yaparken keşfettik Kebo’yu ve o günden beri bırakamıyoruz. Kebo’nun dürümleri gerçekten harika. Kesinlikle diyet düşmanı dürümleri var. Tamamıyla damak zevkimize uygun. Dürüst olmak gerekirse şu ana kadar yediğimiz dürümlerden daha iyi diyebiliriz fakat tek sıkıntısı mekan küçük ve bazen yer bulmak imkansız oluyor. Bu yüzden mekanı büyütseler her şey daha çok güzel olcak ama bu sizin kalkmanızı gerektirecek bir his vermiyor. Onun dışında fiyat/performans ilişkisi gayet iyi. Ayrıca sosları da çok güzel. Acı seçimi hakkında 5 farklı seçenek olması da gayet iyi. Sosundan lavaşına kadar kendileri yapıyorlar. Kebo’da dürümler içindeki tavuk miktarına göre isimlendiriliyor. 50 gr olan S, 70 gr olan M, 90 gr olan L ve 130 gr tavuk eti olan XL olarak adlandırılıyor. Diğerleri ise içindeki sosun, turşunun ya da mayonezin oluşuna göre farklı karışımlarla adlandırılıyor. Örneğin Atom, Patron, Green… Özetleyecek olursak Kebo’nun lezzeti gerçekten inanılmaz ve tadı, bildiğimiz İskenderun soslu tavuk dönerin tadından daha üstte.

Adres:
Aşkabat Cad. (7.Cad) 69. Sok. No:34/B Bahçelievler/Ankara
TEL: 0312 223 28 38

3-Sadece 10 Kasım’da değil her gün: Anıtkabir

Üç kafadar olarak Atamızı ve Anıtkabir müzesi için yola düştük. Anıtkabir’e geldiğimizde ne yazık ki o meşhur Aslanlı Yol’dan geçemedik çünkü hava gerçekten çok sıcaktı ve sıcağın altında o kadar uzun kalamayacağımızı düşündük. Fakat daha önceden okul gezilerinde ya da kendi ziyaretlerimizde o yoldan geçtik. Bizce olağanüstü bir mimari yapıya sahip Arslanlı Yol çünkü taşlar arasındaki boşluklar, yürüyen kişilerin boyun eğmesini sağlar. Biz diğer girişten girdikten sonra 42 basamaktan geçerek soluğumuzu Mozole’de aldık. Atamızın mezarı Mozole’nin 7 metre altında bulunmaktadır ve buraya erişim yoktur. Fakat buraya her gelen istisnasız keşke orayı da görebilsek diye düşünüyordur. Daha sonra Anıtkabir’in ruhunu taşıyan ve yaşatan canlı kahramanlarımız olan Anıtkabir saygı nöbetçileriyle fotoğraf çektirdik. Onlar ulusumuzun gözbebeği olan Anıtkabir’imizin bekçileri ve saatlerce kılını bile kıpırdatmadan Atamızın kutsal emanetinde nöbet tutan aslanlarımız. Türkiye topraklarında yaşayan ve Türk’üm diyen herkesin kesinlikle gitmesi gereken yerdir Anıtkabir çünkü burada hissedilen manevi duyguyu başka bir yerde hiçbir şekilde hissedilmesi mümkün değil.

Adres:
Mebusevleri Mh., 06570   Çankaya/Ankara

4-Hititlerden bize miras : Ankara Kalesi

Günümüzün son durağında, üç kafadar olarak  elimizde kamera ile Ankara Kalesi’nin yolunu bir turist edasıyla tuttuk. Başkentimizin önemli sembollerinden biri olan Ankara Kalesi, çeşitli medeniyetlere ev sahipliği yapmış ve Ankara’nın da gelişiminde büyük rol oynamıştır. Kalenin içi Kaleiçi Mahallesi olarak adlandırılıyor ve burada yaşam devam ediyor. Eskisi kadar olmasa da ticaret konusunda hala canlı ve hareketli. Burada turistlerden ve fotoğrafçılardan daha çok etkileşim alabilmek için restorasyonlar ve düzenlemeler yapılmıştır. Buraya ulaşımı yine dolmuş aracılığıyla yaptık. Bizim için kolaydı çünkü Ankara’da ulaşım gerçekten her geçen gün gelişiyor. Öncelikle kapıdan girince kendinizi Kaleiçi’nde bir zaman tünelinde bulabilirsiniz. Restorasyonlar sayesinde her şey pırıl pırıl ve Eski Ankara hala orada sizleri bekliyor olmaktadır.

Resim

Kaleiçi’nde görünen bu güzel evlerde dükkanlar, kafeler, büfeler, restoranlar ve sanat eserleri bulunmakta. Her yer tabii ki böyle değil. Düzenlenen alanlar bir süre sonra son buluyor ve yıkık dökük harabe halindeki evleri görebilirsiniz. Kale’nin olduğu yerdeki yokuşta birçok antikacı ve bakırcıları da görebilirsiniz. Ayrıca birçok kebapçı ve kafeler de bulunmakta fakat biz tok olduğumuz için deneme şansı bulamadık. Duyduğumuza göre burada Kebapçı Emin Usta meşhurmuş ve siz Ankara Kalesi’ne geldiğinizde lezzetine şans verebilirsiniz.
Sur üstüne gitmek için bir merdiven kullanılıyor ve burada birçok hediyelik eşya satıcılarını görebilirsiniz. Sur bölümündeki demir bir kapıdan geçince avluda bulunan çalgıcıları görebilirsiniz ve müzik eşliğinde sur bölümündeki muhteşem Ankara manzarasını izleyebilirsiniz. Fakat sur bölümüne gerçekten çok tehlikeli bir merdivenle çıkıyorsunuz ve yine manzara için çok tehlikeli bölümlerde duruyorsunuz. Bence bunun için güvenlik önlemi alınmalı çünkü birçok insan kaleyi ziyarete geliyor ve düşme tehlikesiyle karşı karşıya kalabilirler. Buradan Ankara’nın birçok yeriyle karşılaşıyorsunuz. Şehir ve gökyüzü… Gerçekten inanılmaz bir manzara ve mutlaka güneşin batışı izlenmeli. Bu manzarayı kalenin etrafında olan Anadolu Medeniyetleri Müzesi ve Çengelhan Rahmi Koç Müzesi ile sonlandırabilirsiniz.

 

Adres:
Kale Mah., 06240
Altındağ/Ankara