Sokaklardaki Yüzlerden Cumhuriyet’in Kalbine Yolculuk: Ulus

Oğuzhan Ayberk Boztepe, 10/19/2015

Şehrin kravatlı, enforme-deforme “ciddi” erkeklerini, Prada’lı,UGG’lı süslü püslü kızlarını, dünyayı elindeki tabletten gören “Berkecan’ı” ve  tek derdi akşam giyeceği kıyafet olan “Pelinsu’yu” geride bıraktığınızda, ucuz çorap arayan hafta sonu iznine çıkmış askerleriyle, üç çift çorabı beş liraya satıp evine ekmek götürmeye çalışan Rıfat abisiyle, tek eğlencesi meydandaki güvercinlere yem atmak olan emekli öğretmen Ahmet amcasıyla, Gençlik Parkı’yla, Büyük Hal’iyle, yokuşlarıyla ve kestane kokusunun arkasında saklanan ve Cumhuriyet’in ilk adımlarının atıldığı “İlk Meclis’iyle”, Ankara’nın ilk merkezi, Ulus…

Değerli takipçiler. bu blogda, bir sokağında Merkez Bankası’ndan çıkan kravatlı abilerin eve yetişme telaşını geçip diğer sokağında kapanan genelevden arda kalan saçı ucuz boyalı bir kaç “seks işçisi”ni, diğer bir sokağında otelden çıkan turistleri geçerken diğer bir sokağında acaba hangisi torbacı diye insan analiz edebildiğiniz, kozmopolit yapısıyla Ulus’u, onun tüm bu yapısını oluşturan insanlarının yüzlerinden okuyacaksınız.